{eğitim eğitim eğitim (12)} KİMLER ÖĞRETMEN OLMALIDIR (3)
ÖĞRETMENE BAK SAATİNİ AYARLA Bildiğimi ve yıllardır benim de bu konudan son derecede muzdarip olduğumu söylemedim arkadaşıma, çok
Reklam
Kar360 köşe yazarı
ÖĞRETMENE BAK SAATİNİ AYARLA Bildiğimi ve yıllardır benim de bu konudan son derecede muzdarip olduğumu söylemedim arkadaşıma, çok
Biz, iyi doktor, iyi polis, iyi sporcu, iyi tüccar, iyi imam vs hepsinin iyi olanını arıyoruz, değil mi
“Kimler öğretmen olmalıdır?” sorusundan önce veya bu soruyla birlikte; “Anne babalar nasıl olmalıdır, öğrenciler nasıl olmalıdır, din adamları
Zaman hızla akıp gidiyor. Eğitim öğretim döneminin üçüncü çeyreğin yarısını geçmek üzereyiz. Biz de eğitimden söz edip duruyoruz.
Eğitim yolculuğuna “Ben neyim, kimim? Niçin varım? Hayat nedir?” sorularını sorarak ve doğru cevaplara ulaşarak, yani sağlam bir
“Eveeet! İşte şimdi çalıştığım yerden bir şeyler anlatmaya başlıyorum. Konumuz; EĞİTİM.” diyerek ve besmele çekerek başlamıştım yolculuğuma. Bütün
{{Ve iyi biliniz ki, mallarınız ve evlâtlarınız birer imtihan aracından başka bir şey değildir. Allah katında büyük ecir
Bir eğitimci olan ben, yetmiş yıllık ömrümde bugüne kadar, eğitim konusunda sıkıntıların ve şikâyetlerin yaşanmadığı, huzurlu geçen bir
“Milletimizin üç asırdan beri geçirmekte olduğu buhranların sebebi ve kaynağı, kültür ve maarif sahasında aranmalıdır.” Nurettin Topçu İnsanı
Salgın hastalık nedeniyle, diğer her alanda olduğu gibi eğitim alanında da alışılmadık bir kriz süreci yaşamaktayız. Daha doğrusu,
(Büyük eğitimci, Güzel insan, Gerçek yurttaş, (Sezen Aksu’nun babası) Rahmetli Sami Yıldırım’ın anısına.) Eveeet! Lütfen emniyet
Efendim, burası Türkiye. Birisi tavuk çiftliği kurdu, herkes tavuk çiftliği kurdu. Birisi sürücü kursu açtı, her köşe sürücü
Çoğumuz hiç bilmiyoruz. Çoğu konuyu bilmiyoruz. Bilenlerin çoğu da ya eksik biliyor ya yanlış biliyor. Ama susmayı da
Bir önceki yazımda, kardeşlerin miras paylaşırken aralarında sıkıntılar yaşadıklarından söz etmiş ve bir arkadaşımın miras macerasını canlı örnek
Hâkimlerin, savcıların, avukatların; hortumculara, rantçılara, rüşvetçilere ve benzeri muhteremlere karşı herhangi bir borçları olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü böylesi dâvâlar
Ben, olaylara ve durumlara gözlerimle bakmasını bilemiyorum herhâlde. Neremle bakıyorsam artık… Çünkü hep kötü şeyler görüyor, kötü şeyler
Yolu oraya düşmemiş olanlar bilmeyebilirler; Erzurum’daki üniversite, gerçekten özel bir üniversitedir. Erzurum, iklimi ve coğrafyası itibariyle zaten
Yazıma, iki NOT düşerek başlamak istiyorum. BİRİNCİSİ: Îman ise tartışılamayacak derecede özeldir ve güzeldir. İKİNCİ NOT ise; Yazım,
Çok yakın bir akrabam; “Abi, valla haber maber dinlemiyorum. Televizyonda yalnızca belgesel, futbol maçı ve bulursam kovboy filmi
Ben, 1969’dan bu yana, yani kendimi bildim bileli, Bediüzzaman’ın “Eûzü billahi mine’ş-şeytani ve’s-
“Boktan anlamaz, kenefe tabanca sıkar.” Bana rahmetli babamdan miras kalan özlü sözlerden biridir bu. Anlamadığımız, aklımızın ermeyeceği konularda
İster inanın ister inanmayın, o zamanlar Kızılçullu’nun güneşi şimdikinden daha büyüktü. Diğer bütün güneşlerden de büyüktü. Bizimle
“Demek ki evliya da çeşit çeşit.” diye düşünürdü. “Aristokratı var, burujuvası var, proleteryası var. Mütekebbiri, mütevazisi, celâllisi, muhterisi,
“MURAT biraz endişelenmişti. Ve MURAT’I çağırdı. Aslında MURAT’A vereceğini anlamıştık. Değil mi MURAT?” “MURAT...” Sevgili karıcığım;
İnsanlar, insanca yaşamalıdırlar. İnsanca yaşamak, bizim hem hakkımız hem görevimizdir. İnsanca yaşamanın bedelinin ve kurallarının olması doğal bir
Değerli okuyucularım!.. Ya da (ben 70’imde olduğum için); sevgili kardeşlerim, sevgili evlâtlarım! İnsanca yaşadığınızı, yaşayabildiğinizi düşünüyor musunuz?
Bu yazı, İLKADIM Dergisi’nden alınmıştır. Yazarı olan Dr. Zekai Yalçın’ı alkışlıyorum. {{{KAPAK DOSYASI / Mide Emaneti ve
HİÇ AMA HİÇBİR ŞEYİ DOĞRU DÜRÜST BİLMİYORUZ, ÖĞRENMİYORUZ, UYGULAMIYORUZ. (Bendeniz de dahil) kimilerimiz sağlıktan, kimilerimiz bilimden, kimilerimiz dinden,
Yıl 1981 veya 1982. İzmir’de bir dershanede çalışıyorum. Kaynaklar Köyü’nde misafirlikteyiz. (O zamanlar köy idi.) Şimdilerde
Eski tarihli yazılarıma bakarsanız, görebilirsiniz; ben, istifa eden millî eğitim bakanı göreve getirildiğinde ciddî ciddî umutlanmıştım. Ve ama
Rahmetli babaannemin arkadaşıydı diye babamın kendisine baş tacı ettiği bir Sıdıka Nine’miz vardı. Bize zaman zaman gelir,
Şımartın çocuklarınızı, şımartın! “Daha o bir çocuk.” deyip terbiyeden yoksun bırakın ve sonra da terbiyeli çocukların ve öğretmenlerin
“Allah, Âdem’e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, ‘Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların
Nazilli’deydim. Okullar yeni açılmıştı. 9. sınıfların bir şubesinde ilk derse girdim. Okula o yıl kayıt oldukları için
Önceki birkaç yazımda ele aldığım konuyla ilgisinin bulunduğunu düşünüyorum: Yıl, 1996’ydı galiba. Çocuğun soyadını da Bigadiçli mi
(Parantez içi arzım: Fatih Sultan Mehmed gibi bir oğul yetiştiren Hanlar Hanı II. Murat Han, en çok hayranlık
Al eline, bir iki şap şap vur. Parmağınla da fiskeler kondur. Rengine, sapının tazeliğine bak. İşte seçtin iyi
{{{Çocuğa konulan isim hem bu dünyada hem de ahirette geçerlidir. Rasulullah (sav) sadece çocukların değil, büyük insanların ismiyle
1976 yılında Uşak Ulubey Lisesi’nde öğrencim olmuştu Ahmet. Orta kısımdaydı. Yıllar yılları kovaladı. İzmir’de bir özel
Dede Korkut ve Boğaç Han İsimler konusunda ne çok şey varmış söylenecek. Hele konu açılmışken Dede Korkut’tan
Kullandığımız ad ve soyad(ı)lar, kültürümüzle, eğitimimizle çok ilgilidir. “Sizler kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız.
Yazıma başlamadan önce, hem kendi adıma hem de hepimiz adına şu itirafı yapmama izin verir misiniz: PEK ÇOK
“Hamı datlı olur bunların, hamııı!” Bizi severken böyle dediğini, sisli buğulu değil, çok berrak bir şekilde hatırlıyorum Rahmetli
{{68 gençliği Paris’te bir slogan atardı: “Gerçekçi ol, imkânsızı talep et!” Devrim talebiydi bu. Aynı zamanda düzeni
Çocukluğumuzda, ramazan gelince mutlaka söylerdik; “Ramazan geldi, hoş geldi. Baklava tepsisi boş geldi.” Ne güzeldi o yıllarda ramazanlar.