Ben Kur’an’ı Terk Ettim mi?
Başlığa aldığımız soruyu Veli Tahir Erdoğan’ın “Kur’an Bana Ne Diyor? -Açıklamalı Meal” adlı eserinden ödünç aldım.
Reklam
Kar360 köşe yazarı
Başlığa aldığımız soruyu Veli Tahir Erdoğan’ın “Kur’an Bana Ne Diyor? -Açıklamalı Meal” adlı eserinden ödünç aldım.
Birçok yazımda dile getirdiğim bir gerçek vardır: İnsan dağ başında yalnız ardıç değil, toplumsal bir varlıktır. İlk insan
Türkistan!.. Bizim atayurdumuz… Anadolu, anayurdumuz… Güzel Türkçemizin yıllar yılı yeşerip boy attığı, filizlenip çiçeğe durduğu, çiçekli dalların meyveye
Sadi Gülistan’ında şöyle bir söz vardır: “Hak yolunun erleri, belâ okuna nişangâh oldukları için bulundukları makamlara varmışlardır.
Geçen haftaki yazımızda makasın anlamları üzerinde durmuş ve bazı şairlerimizin şiirlerinde makas kelimesinin kullanımlarından örnekler paylaşmıştık. Bu yazımızda
“Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!/ Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:/ Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden,/ Çatırdılar
Dünya gitgide küçülüyor. İnternet ve bilgi çağıyla birlikte iletişim gün geçtikçe daha ileri boyutlara taşınıyor ve insanlar arası
Dil, insanoğlunun sahip olduğu en güzel nimetlerden. Sevincini, coşkusunu, hüznünü, kederini, yasını, düşüncesini onunla dile getirme imkânına sahip.
Birçok anlama gelse de dünya en genel itibariyle “Güneş sistemine bağlı gezegenlerden biri olan yer yuvarlağı, küre-i
Üstat Necip Fazıl Kısakürek “Zaman” şiirinde zamanın ne olduğunu sorar: “Nedir zaman, nedir? /Bir su mu, bir kuş
“Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür.” der Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Önemli bir bakıştır bu. Türkçesi “ekin” demek olan
Öğretmen ve imam; toplumla iç içe olanmesleği yapan iki insan. İki güzel mesleğin güzel temsilcileri… Zaman zaman bu
“Bulutlu yazılar! siz benim/sizi yazmamı bekliyordunuz/Dil’in gurbetindeydiniz/…..ve Söz’e tutsak/ne zaman okusak akşamdınız
“Avuçlarında kaybolan ellerimle babama yapışıp bir yere giderken her zaman başımı kaldırarak gözlerine bakardım. Babamın iki gözü birbirinden
“Erken gelen bir kış bu eylülde/Yaşadığımız yaralı bir güz/Sevgisiz bir çağı geçiriyoruz.” Diyor Bedrettin Aykın, Eylül
“Okuma yok, yazma yok, bilmeyiz eski, yeni;/Kuzular bize söyler yılların geçtiğini. (…) Bir çoban parçasısın, olmasan bile koyun/
Hayat düz çizgi halinde devam eden bir yol değil. İniş ve çıkışlarla dolu. Bu, bir fert olarak böyle
Geçen günlerde vefat eden Prof. Dr. A. Haluk Dursun -Allah rahmet eylesin- "Cephede omuz omuza, camide saf
Şair Hasan Bayhan “Ben Bir Gülüm Öğretmenim” adlı şiirine: “Ben bir gülüm, sen bahçıvan;/Çok açarsam eser senin,
Zahiren mümkün olmayan bir bakış önerisi, ama hiç mümkün olmayacak olan değil! Zahiren diyorum, gerçek anlamda ahirete gidip
Eğitim ve öğretim, insanoğlu için vazgeçilmez, birbirini tamamlayan iki kavram. İnsan da o iki kavramla âdeta bütünleşmiş bir
Bir şeyi istediğimizde onu bulmanın yollarını ararız, bulmak için arayışa geçeriz. Çünkü o, ihtiyacımız olan şeydir; onsuz yaşamamız
Edepli yaşama, adaba uygun davranma tolum hayatımızın olmazsa olmazlarındandır. Ama bunun önemi ne kadar bildiğimiz hususu çok tartışma
Edep, toplumsal hayatımızın vazgeçilmezlerinden. Ahlâkımızın, ahlâkî tavırlarımızın en önemli parçalarından -eskilerin ifadesiyle- mütemmim cüzlerinden biridir. Bundan dolayıdır ki
Bütün zamanları ve mekânların insan ile alakası mevcuttur. Ya da tersinden söyleyeyim; zamanla ve mekânla sınırlandırılmış insanın bütün
Bütün zamanları ve mekânların insan ile alakası mevcuttur. Ya da tersinden söyleyeyim; zamanla ve mekânla sınırlandırılmış insanın bütün
Nasrettin Hoca’ya bir gün, “Hoca’m, yeni ay çıktığı zaman eskisini ne yaparlar?” diye sormuşlar. Her sözü
İnsanız, sosyal hayatımız var. Her zaman söylediğim bir cümle: Dağ başında yalnız ardıç değiliz! Bir sohbete, konular üzerinden
İnsanoğlu farklı fıtrat ve yeteneklerle donatılarak yaratılmıştır. Bu, hayatını toplumsallık üzerine kuran biz kullarına Yüce Yaratıcının bir ikramıdır.
Tarihte önemli olaylar vardır ki onlar tarihin dönüm noktalarını oluşturur. Yazının, barutun, tekerleğin icadı; kavimler göçü, İstanbul’un
Bir ferman buyurur Karamanoğlu Mehmet Bey, 13 Mayıs 1277’de;“Türk'üz, öyleyse Türkçe konuşmamız gerekir.”diyerek.
Hemen belirteyim ki başlıkta kullandığımı gün kelimesi gündüz anlamında değil, yirmi dört saatlik bir zaman dilimini kapsayan birim
“Çocukluğum, çocukluğum.../Uzakta kalan bahçeler./O sabahlar, o geceler,/Gelmez günler çocukluğum.” diyerek çocukluğunun güzel günlerini özlemle yâd
Hani derler ya bir yerden ayrılış aynı zamanda bir yere varıştır diye. Evet, biz de an be an,
Geçen günlerde bilim tarihi açısından çok önemli bir aşama olarak kaydedilen bir olay gerçekleşti. Bir kara deliğin fotoğrafı
Hemen belirteyim ki bu bir seçim analizi yazısı değildir. Hayatımızı yaşarken birtakım deneyimlerden geçeriz. Hayatı yaşayarak öğreniriz bir
27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü kutlu olsun! “Bu dünya hayatı, (kendine bakan yüzüyle) boş bir oyalanma ve oyundan
Edebî türler insanın duygu, düşünce ve hayal dünyasının ifadesinden başka bir şey değildir. Mart ayında cemrenin toprağa düşmesiyle
Özgürlüğümüzün ve bağımsızlığımızın iki önemli değeri: Ayyıldızlı al bayrağımız ve İstiklâl Marşı’mız! İstiklâl Marşı’mız, 12 Mart
“Dünya nüfusunun yarısı kadın, diğer yarısını da kadınlar eğitir.” diye bir söz var, yerden göğe kadar doğru ve
İki kutuplu bir dünyada yaşıyoruz, iki kutuplu. Güney ve kuzey kutbu olmak üzere. Evet, gerçek, nesnel dünyada iki
İnsanız, hayatın hay huyu içerisinde kolaylıklarla karşılaştığımız gibi türlü türlü zorluklarla başa çıkmak durumundayız. Zaman zaman gönlümüze inşirah
“Hasret kaldım sevgi dolu çağlara,/Gül yetişen bülbül öten bağlara./Kar yerine kin yağınca dağlara,/Buzlarımdan kan akmaya
“Tek masumun acı çektiği yerde bütün gerekçeler geçerliliğini yitirir.” diyor kalbi rikkatli, aklı dikkatli yazarlarımızdan Nazan Bekiroğlu, en
Ne güzeldir şu dünya, türlü türlü nimetlerle donatılmış. Tertemiz hava, masmavi deniz ve gökyüzü. Sımsıcak ve apaydınlık güneş.