Seyit Onbaşı'nın torunu: Çok güçlü yapısı varmış
Manisa'da görev yapan Çanakkale Deniz Zaferi kahramanlarından Seyit Onbaşı'nın torunu Jandarma Astsubay Kıdemli Üstçavuş Seyit Çabuk, dedesinin anılarını anlattı. Kahraman dedesinin ismini taşıyan torunu Seyit Çabuk, "Dedem suyu bardakla değil testiyle içermiş. Çok güçlü bir yapısı varmış"
Manisa Valiliği tarafından 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi'nin 106. yılı nedeniyle şehit aileleri ve gaziler onuruna yemek verildi.
Bir otelde düzenlenen programa; Çanakkale Deniz Zaferi'nde 276 kiloluk top mermisini tek başına sırtlayıp İngiliz zırhlısını vurarak, Türk ordusunun savaşı kazanmasında büyük pay sahibi olan Seyit Onbaşı'nın 3. kuşak torunu Jandarma Astsubay Kıdemli Üstçavuş Seyit Çabuk da katıldı. Müttefik donanmasının 18 Mart 1915'te Çanakkale Boğazı'nı geçmek istemesi üzerine, mekanizması bozulan bir topun 276 kiloluk mermisini sırtına alarak namluya süren ve İngiliz zırhlısını vurarak savaşın yönünü değiştiren Seyit Onbaşı ile aynı ismi taşıyan 3. kuşak torunu Seyit Çabuk, ailesinin dedesiyle ilgili anlattığı anıları paylaştı.
Sözlerine tüm şehitleri rahmetle anarak başlayan Çabuk, "20 yıldır Jandarma Genel Komutanlığının emrinde çalışıyorum. Manisa İl Jandarma Komutanlığında görev yapıyorum. Askerlik, Türk milletinin özünde var. 18 Mart'ta birçok kez Çanakkale'ye gitmek nasip oldu. Oraya herkesin gitmesi lazım. Şehitlerimizin o küçücük toprakta neler yaptığını görmeliler. Biz de bu yüzden asker olduk. Tüm şehitlerimizden bir kez daha Allah razı olsun. Dedem, 1889 yılında önceki ismi Manastır olan Koca Seyit Mahallesi'nde dünyaya gelmiş. 1939 yılında 50 yaşındayken vefat etmiş. Torunu babam Şaban Çabuk'tur. Henüz babam 1 yaşındayken dedem vefat etmiş. Bu yüzden babam da görememiş. Dedem, Çanakkale Savaşı'nda Mecidiye tabyasında savaşmış. 276 kilo mermiyi bu tabyada kaldırıyor. Savaş bittikten sonra Balıkesir'in Havran ilçesi şu anki ismiyle Koca Seyit Mahallesine dönmüş. Burada hayvancılık, orman ve kömürcülük işleriyle uğraşmış. Babaannem anlatırdı; suyu bardak ile değil, testi ile içermiş. Çok güçlü bir yapısı varmış. Hayvancılık yaptığı dönemlerde derenin karşısına geçemeyen yüklü hayvanı sırtını alıp geçirirmiş. Öyle güçlü bir insanmış. Hastanede zatürreden dolayı vefat etmiş. Şu an bizim köyümüzde devletimizin yaptığı bir Koca Seyit Anıt Mezarı var. Devamlı ziyaretçileri de gelip gitmektedir" dedi.
Sonraki Haberler
Yapay Zeka Türkiye’de Hangi Meslekleri Yanına Aldı, Hangilerini Tehdit Ediyor?
Yapay zeka meslekleri yok etmiyor, yeniden tanımlıyor. Türkiye’de en hızlı dönüşen dört sektör, yükselen yeni iş kolları ve WEF verileriyle işsizlik tartışmasının gerçeği.
Sarkozy'ye cevap
Ermenistan'ın İsviçre Büyükelçisi Charles Aznavour, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarını değerlendirerek, ''1915 olaylarıyla ilgili iddiaları gündeme getirmekle Ermenilerin hiç bir zaman başarı elde edemeyeceğini'' söyledi.
Gazeteci ile kavga etti
ABD Eski Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, El Cezire'ye verdiği röportajda röportajı yapan Abdurrahim Foukara ile tartıştı.
Fatih Altaylı?nın en uzun günü
Gazete Habertürk?ün sürmanşeti Fatih Altaylı?ya kabus oldu!


